13.02.2025 Perşembe

Evlenmeden Boşananlar, Evlenip de Boşanamayanlar

Evlilik, toplumsal hayatın ana yapı taşlarından biridir. İki bireyin yaşamlarını birleştirme kararı, birlikte bir gelecek inşa etme hayali… Fakat bu kutsal ilişki, bazen zorlu sınavlarla, engellerle dolu olabiliyor. "Evlenmeden boşananlar" ve "evlenip de boşanamayanlar", günümüz ilişkilerinde çokça karşılaştığımız iki gerçek. Peki, evlenmeden boşanmak nedir? Hangi ilişki dinamikleri insanları bu noktaya getirmekte? Veya neden günümüzde evlenip de boşanamayan çiftler de var?




Evlenmeden Boşananlar

Evlenmeden önce, evlilik öncesi sürecin önemlidir. Tanışma, flört süreci, nişanlılık… Aslında evlenme yolculuğu, resmi adımlar atılmadan çok daha önce başlıyor. Evlilik yolculuğunda çiftler partnerlerini tanıma, ortak değerlerini görme ve uyumlu olup olmayacaklarını anlama fırsatı bulmaktadır. Fakat, evlenmeden boşananların en büyük yanlışı bu süreci atlamak ya da yeterince önemsememeleridir.

  • İlk heyecanın ve çekiciliğin ötesine geçememek: Çiftlerin, ilişkinin başlarında yaşadıkları tutku ve romantizm, partnerlerin gerçekçi bir bakış açısıyla ilişkiye yaklaşmalarını engelleyebilmektedir. İlişkinin başlarında yaşanan o baş döndürücülük, midedeki uçuşan kelebekler bazen aşk körlüğü yaratabiliyor ve çiftler, partnerinin olumsuz yönlerini görmüyor veya görmezden gelebiliyor.
  • Aile yapılarını ve kültürel farklılıkları önemsememek: Evlilik sadece çiftler arasında değil, iki aile arasında da gerçekleşmektedir. Ailelerin sahip olduğu kültürel yapı ve farklı değerleri, gelenekleri ve beklentileri, evlilik sürecinin öncesinde ve sonrasında derinden etkileyebilir. Bu farklılıklar sağlıklı ve bilinçli bir şekilde dikkatle ele alınmalıdır.
  • Değerlerden ve gelecek beklentilerden konuşmamak: Evlilikten beklentiler, ekonomik konular, çocuk sahibi olma isteği üzerine, evlenmeden boşananların çoğunda bu önemli konular önceden konuşulmamış üzerinde uzlaşılmamış oluyor.

Bağlanma stillerinin ve erken dönem deneyimlerinin yetişkin ilişkilerine etkisi de önemlidir. Güvensiz bağlanma stilleri geliştiren bireylerin, evliliklerde de benzer sorunlar yaşama olasılığı yüksek. Örneğin, kaygılı bağlanma stiline sahip kişiler, partnerlerinde sürekli onay ve yakınlık arayışında olabilir, bu da ilişkide dengesizliklere yol açabilir.

Evlenip de Boşanamayanlar

Evlenip de boşanamayanlar; çiftler boşanmak istese bile maddi zorluklar, toplumsal baskı, ailevi beklentiler gibi çekincelerden dolayı boşanamıyorlar. Bazı çiftler, mutsuz olsalar bile, çeşitli nedenlerle evliliklerini sürdürmek zorunda kalıyor.

  • Kültürel ve dini inançlar: Bazı toplumlarda boşanma, sosyal bir damgalama olarak algılanır. Dini inançlar da boşanmayı yasaklayabilir veya zorlaştırabilir.
  • Ekonomik bağımsızlık: Özellikle kadınlar için ekonomik bağımsızlık, boşanma kararını almayı ve sonrasında ayakta kalmayı zorlaştırabiliyor.
  • Çocukların varlığı: Çocukların velayeti, onların mutluluğu ve geleceği gibi kaygılar, çiftleri mutsuz bir evlilikte kalmaya zorlayabiliyor.
  • Bu noktada aile içi iletişim ve duygusal tepki verme mekanizmaları önemlidir. Sağlıklı bir iletişim ortamı, sorunların çözülmesini ve çiftlerin birbirlerine destek olmasını kolaylaştırır. Ancak, duygusal ihtiyaçların karşılanmadığı, iletişimsizlik ve çatışmanın hâkim olduğu ailelerde, boşanma kaçınılmaz bir son haline gelebiliyor.

    Farkındalık ve Değişim Mümkün

    Hem "evlenmeden boşananlar" hem de "evlenip de boşanamayanlar" için ortak bir nokta var: Farkındalık ve değişim. Çiftler için evlilik öncesi süreci doğru yönetmek oldukça önemlidir. Çiftlerin birbirlerini tanıması, ortak değerleri keşfetmesi, sorunları konuşarak çözmeyi öğrenmesi, sağlıklı bir evlilik için temel adımlar.

    Evlenip de boşanamayanlar için ise iletişim becerilerini geliştirmek, duygusal ihtiyaçlarını ifade etmeyi öğrenmek ve gerektiğinde profesyonel destek aramak önemlidir. Her iki grup için de, evliliğin bir "sonuç" değil, sürekli bir "süreç" olduğu gerçeğini kabul etmek, sorunlarla başa etmeyi kolaylaştırabilir.

    Her evliliğin kendine özgü dinamikleri vardır. Evlilik, her iki tarafın da emek, özveri ve anlayış göstermesini gerektiren bir ortaklıktır.

Esra KIRKGEÇİT


Desteğe ihtiyacınız varsa, Bakırköy Psikolog Randevusu için 0533 139 4778 numaralı telefondan CYB danışmanlık merkezimizle iletişime geçebilirsiniz. Randevu Al


Benzer İçerikler