08.02.2025 Cumartesi

Travma Sonrası Anksiyete

Travma nedir? Travma; bir kaza, terör saldırıları, ölümcül hastalıklar, fiziksel istismarlar, cinayetler, suç, doğal afet, savaş, sevilen birinin kaybı, ciddi trafik kazaları, şiddete maruz kalmak veya buna şahit olmak gibi insanın üzerinde olumsuz etki bırakan duygusal tepkiler olarak tanımlanabilir. (American Psychological Association, n.d)




Travma Sonrası anksiyete nedir?

Travma sonrası anksiyete; bir bireyin savaş, kaza, doğal afet gibi travmatik olayları doğrudan yaşaması veya bu olaylara şahit olmasından kaynaklı, güven duygusunun zedelenmesiyle birlikte, duygusal ve psikolojik dengesinin sarsılması sonucu ortaya çıkan kaygı durumudur. Yaşanılan bu kaygı, bireyin sürekli bir tedirginlik hali içerisinde olmasına sebep olabilir ve yaşanılan olayların sürekli olarak zihinlerinde taze tutulması, bireyi tetikleyerek olayların etkisini azaltmak yerine kişinin korkularını artırabilir. Bütün bu hissedilen yoğun kaygı ve korku durumları bireyin günlük yaşamını olumsuz etkileyebilir ve bireylerin işlevselliğini bozabilir.

Travma sonrası anksiyete nedenleri nelerdir?

Anksiyete’ ye neden olan en büyük etken travmatik olayların şiddetidir. Doğal afet, cinsel saldırı, savaş, aile içi şiddet, ağır kazalar, bir yakının kaybı gibi durumların şiddeti ne kadar büyükse yaşanılan anksiyetenin seviyesi de o yönde şiddetli olur ve bireylerin daha yoğun kaygılar yaşamasına sebep olur. Anksiyeteye neden olan durumlar bireyler arasında farklılıklar gösterir. Bazı bireyler daha hassas ve travmaya eğilimli bir yapıya sahiptirler. Eski travmatik olayların etkisi altından çıkamayan bireyler yeni travmatik olaylara karşı daha kırılgan bir yapıda olabilirler. Çocukluk döneminde yaşanan ihmal ve istismar gibi durumlar çocuklukta büyük bir hasara yol açabilir ve kişinin ileriki yaşamında kaygılı bir birey olmasına neden olabilir. Bunların yanı sıra çevresel faktöreler de travma sonrası anksiyete üzerinde büyük bir etkiye sahiptir. Birçok insan yaşadıkları travmatik durum sonrasında çevresinden yeterli desteği bulamaz ve bireyler travmatik süreci kontrol edemez. Aynı zamanda travmatik olay sonrası toplumların verdiği tepkiler anksiyeteyi artırabilir. Kaygılı insanlar, kaygılarını çevrelerindeki insanlara bulaştırabilirler ve bu sürecin daha ağır bir şekilde devam etmesine sebep olurlar.

Travma sonrası anksiyetenin belirtileri nelerdir?

Travma sonrası bireyler güvenli bir ortamda olsalar dahi huzursuz ve tehlike altında hissederler. Herhangi bir uyarıcı ses veya görüntüye karşı daha duyarlı olurlar ve her an kötü bir şey olabileceği hissiyle sürekli tetikte beklerler. Travma sonrası anksiyete belirtilerinden birisi de bireyin geriye dönüşler yaşamasıdır. Bireyler zihinlerinde olayları tekrar tekrar yaşarlar. Çoğunlukla olayların zihinlerinde taze olması bireylerin kabuslar görmesine ve olayları rüyalarında yeniden yaşamalarına sebep olur. Travmatik olayların ardından gelişen fiziksel semptomlar arasında ise bireylerde mide bulantısı, nefes darlığı, kas gerginliği, baş dönmesi, kalp çarpıntısı, terleme gibi durumlar vardır ve travma sonrası anksiyete kişinin fiziksel olarak da sağlık sorunları yaşamasına sebep olabilir.

Travma sonrası anksiyeteyi yönetme yolları nelerdir?

Travma sonrası anksiyeteyi yönetmek kişinin yaşamını huzurlu ve sakin bir şekilde devam ettirmesi açısından oldukça önem arz etmektedir. Anksiyeteyi yönetmek zaman alabilir fakat gerekli zihinsel yönlendirmeler, etkili stratejiler ve profesyonel destekle bu süreç kolaylaşabilir. Anksiyeteyi yönetmek için öncelikle travmatik olaylar kabullenmeli ve travmalarla yüzleşilmeli. Bunun için ilk olarak psikolojik destek alınmalı. Psikolojik destek alırken de duygusal yönetim teknikleri öğrenilmelidir. Anksiyeteyi azaltmak adına nefes egzersizleri, kas gevşetme egzersizleri, meditasyon gibi stresi ve anksiyeteyi azaltan yöntemler denenmeli ve zihin sakinleştirmeye çalışılmalı. Ayrıca anksiyeteyle mücadelede güvenli bir destek sistemi oldukça önemlidir. Güven duyulan kişilerle konuşmak ve onların desteğini almak bireyin anksiyetesini azaltmaya ve kişinin daha az yalnız hissetmesine yardımcı olabilir. Benzer travmalara sahip insanlarla iletişim kurmak da bireyin daha anlaşılmış hissetmesine ve kaygı düzeyinin daha normal seviyelere inmesine olanak tanır. Bunlara ek olarak uyku düzenini korumak, sağlıklı beslenmek, yürüyüş, yoga veya koşu gibi düzenli egzersizler yapmak bireylerin beyin fonksiyonlarını destekler ve zihinsel olarak iyileşmelerine yardımcı olur.

Travma sonrası anksiyetenin teşhisi nasıl olur?

Bireylerin yaşadığı olaylar, zihinsel süreçler, fiziksel ve duygusal belirtiler kapsamlı bir şekilde sorgulanarak incelenir. Özellikle kişilerin yaşadığı olayları zihinlerinde sürekli yaşatmaları, geriye dönüşler, kabuslar, sürekli tetikte olma hali ve kaçınma davranışları sergileyip sergilemedikleri sorgulanır. Travma sonrası anksiyetenin teşhis edilebilmesi için DSM-5’te yer alan kriterlerin karşılanıp karşılanmadığı kontrol edilir. Örneğin bir bireye bu teşhisin konulabilmesi için kişinin cinsel saldırı, istismar, şiddet, savaş gibi travmatik bir olay yaşaması gerekir. Bireyin uyaranlardan kaçınma davranışları göstermesi, sık sık tekrarlı kabuslar görmesi, çevresindeki olaylara karşı artan uyarılmışlık hali, uyku problemleri, öfke patlamaları, geriye dönüşler yaşamaları ve bu belirtilerin en az bir aydır devam ediyor olması travma sonrası anksiyete teşhisi konulan hastalarda bulunan bazı bulgulardır.

Travma sonrası anksiyetenin tedavisi nasıl olur?

Travma sonrası anksiyete tedavisi bireyin ihtiyaçlarına ve travmanın şiddetine göre değişiklik gösterebilir. Tedavi yöntemlerinde ilk sırada Bilişsel Davranışçı Terapi (BDT) gelmektedir. BDT’nin amacı bireyin travmayla ilgili düşüncelerini değiştirmeyi amaçlar. Bir diğer tedavi yöntemi EMDR (Göz hareketleriyle Duyarsızlaştırma ve yeniden işleme). EMDR terapi bireyi tetikleyen uyaranlara karşı duyarsızlaştırılması ve olumsuz etkileri azaltırken kişinin yaşadığı duygusal yükün azaltılmasıdır. Bunlara ek olarak yaşanılan olaylara yavaş yavaş maruz kalması ve kişisinin sosyal destek almasına olanak sağlamak amacıyla maruz kalma terapisi ve destekleyici psikoterapi de kullanılır. Bazı durumlarda terapiler tek başına etkili olmaz ve ilaç tedavisi de psikoterapiye ek olarak tavsiye edilir. Antidepresanlar ve anksiyolitikler gibi ilaçlar kaygı düzeyini azaltmak ve bireylerde kısa süreli rahatlama sağlamak için kullanılır fakat bu ilaçların dikkatli kullanılması gereklidir. Sonuç olarak travma sonrası anksiyete, doğru teşhis ve tedaviyle birlikte yönetilebilir ve kontrol altına alınabilir. Böylelikle bireyler gerekli stratejilerle ve tedavilerle yaşam kalitelerini artırabilirler.

 

KAYNAKÇA:

American Psychological Association. (n.d) What is Trauma https://www.apa.org/topics/trauma

Zeynep YILDIZ


Desteğe ihtiyacınız varsa, Bakırköy Psikolog Randevusu için 0533 139 4778 numaralı telefondan CYB danışmanlık merkezimizle iletişime geçebilirsiniz. Randevu Al


Benzer İçerikler